DOLAR 32,2541 0.06%
EURO 35,0763 0.18%
ALTIN 2.527,471,09
BITCOIN 2154540-0,76%
Isparta
21°

HAFİF YAĞMUR

13:06

ÖĞLE'YE KALAN SÜRE

X
RESİM AÇIKLAMASI
RESİM AÇIKLAMASI
Akdeniz Gazetesi

Akdeniz Gazetesi

18 Mart 2024 Pazartesi

    ÇANAKKALE DESTANI TÜRK MİLLETİNİN İNANÇLA YOĞURDUĞU İMANIN HAMURUDUR

    ÇANAKKALE DESTANI TÜRK MİLLETİNİN İNANÇLA YOĞURDUĞU İMANIN HAMURUDUR
    0

    BEĞENDİM

    ABONE OL

    Tarih boyunca yazılmış en eşsizz destandır ÇANAKKALE DESTANI, yazılan destanların arasında parıldayan nadir incilerden biri, hiç şüphesiz 18 Mart Çanakkale Zaferi’dir.

    Türk milleti, bu muazzam zaferle, tarihin akışını değiştiren bir direnişin, cesaretin ve azmin örneklerini sergilemiştir.

    Çanakkale Savaşı, sadece askeri bir zafer değil, aynı zamanda milletin birlik ve beraberlik ruhunu, vatan sevgisini ve istiklaline olan bağlılığını da gösteren eşsiz bir destanın adıdır.

    Osmanlı İmparatorluğu’nun zorlu bir dönemde, kıt kaynaklarla, yokluk içinde verdiği bu mücadele, sadece bir coğrafyayı değil, tüm dünyayı etkilemiş ve gelecek nesillere ilham kaynağı olmuştur.

    18 Mart 1915 tarihinde başlayan ve tam 10.5 ay süren bu mücadelede, Çanakkale’nin sarp kayalıkları, düşmanın ilerleyişini durduracak birer kaleden farksızdı. Ancak, Türk askerinin gösterdiği kahramanlık ve kararlılık, düşmanın en güçlü saldırılarını bile püskürtmüş, onları geri çekilmeye zorlamıştır. Hatta düşmanı Çanakkalenin karanlık sularına gömmüştür.

    Topraklarını vatanı ve namusu olarak gören her bir Mehmetçik, üzerine düşen sorumluluğu en üst seviyede yerine getirmiş ve tarihe adını altın harflerle yazdırmıştır.

    Çanakkale, sadece bir askeri zafer değil, aynı zamanda insanlık tarihine mal olmuş bir destanın da simgesidir. Çünkü bu zaferde, farklı milletlerden gelen askerler, ortak bir amaç uğruna omuz omuza mücadele etmiş ve düşmanlıkların ötesinde bir dayanışma örneği sergilemişlerdir. Bu da gösteriyor ki, insani değerlerin üstünlüğü, her türlü zorluğun üstesinden gelebilmektedir.

    Bugün, 18 Mart Çanakkale Zaferi’nin 107. seneyi devriyesinde, bu destansı mücadelenin mirasını gelecek nesillere en güçlü şekilde aktarmak da bizim görevimizdir.

    Gençlerimize, vatan sevgisi ve milli birlik bilincinin ne kadar önemli olduğunu öğretmeliyiz.

    Çünkü Çanakkale, sadece bir geçit değil, aynı zamanda bir milletin bağımsızlık ve özgürlük aşkının sembolüdür.

    Ruhları şad olsun tüm şehitlerimizin. 18 Mart Çanakkale Zaferi, Türk milletinin istiklal destanı olarak sonsuza kadar payidar kalacaktır.

    Bugün, yüreğimiz buruk, gözlerimiz yaşlı bir şekilde Çanakkale Zaferi’nin kahramanlarını anıyoruz.

    Tarih sayfalarına kazınan bu destanı anlatırken, o günkü duygularla göğsümüz kabarırken yüreğimizdeki inançla ve imanla gözlerimizi yaşartıyoruz.

    Her bir şehidimizin ardından akan gözyaşları, bir milletin sevgisinin, birliğinin ve beraberliğinin en samimi ifadesidir. USSAM Mahkemeleri Kurucular Kurulu Başkanı Salih Kurt olarak, bu satırları gözlerim nemli bir şekilde yazarken gururluyum, gelecek nesillerden umutluyum.

    18 Mart Çanakkale Zaferi, bir milletin gözyaşlarıyla, yürekleriyle, dualarıyla yazılan bir destandır. Şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyor, bu toprakları bize vatan kılan tüm kahramanlarımıza şükranlarımızı sunuyoruz.

    Salih KURT
    18 Mart 2024 Pazartesi.

    Devamını Oku

    Başarılar E-Ticaret sitesi KoalaPazarlama.com

    Başarılar E-Ticaret sitesi KoalaPazarlama.com
    1

    BEĞENDİM

    ABONE OL

    Devamını Oku

    GAZZE’NİN ÖKSÜZ KURBANLARI 

    GAZZE’NİN ÖKSÜZ KURBANLARI 
    0

    BEĞENDİM

    ABONE OL

    GAZZE’NİN ÖKSÜZ KURBANLARI 

    İşgalin bedelini ödeyen masum çocukların durumu içler acısı. 

    Umutsuzluğun karşısında gelecekleri ellerinden alınan çocukların direnişi yürek burkuyor. 

    Kudüs, tarih boyunca birçok medeniyetin kucaklaştığı kutsal bir şehir olmuştur.  

    Ancak günümüzde bu kutsal topraklar, çocukların kan ve gözyaşlarıyla sulanmaktadır. İsrail’in işgal politikaları, özellikle de Kudüs’te masum çocukların hayatlarını, mallarını ve miraslarını ellerinden almaya devam ediyor. 

    Gazze kasabının bugün kadar öldürdüğü çocuk sayısı ON BİR BİN üzerinde (11.000- 05.03.2024), öksüz kalan çocuk sayısının ON YEDİ BİN (17.000) olduğu biliniyor. 

    Gazze kasabının vahşet kurbanları çocuklar, bebekler, kadınlar ve yaşlılar olduğu hepimizin malumu. 

    Binyamin Netanyahu’nun Lahey Mahkemeleri’nden çıkacak kararın Filistinli yetim ve öksüz çocuklar için tehdit mekanizması oluşturması, uluslararası toplumda büyük endişelere neden oluyor.  

    24 Şubat 2024 tarihinde, “Türkiye Kendi Uluslararası Savaş Suçları Mahkemeleri Sözleşmesi için gün sayıyor” başlıklı haberimizin ne kadar önemli olduğunun altını çizmek istiyorum. Yapılan paylaşımın ardından 8 gün sonra İsrail’in 02.03.2024 tarihinde Miras Bakanlığı kuracağını açıklaması, Filistinli çocukların miras haklarına yönelik endişelerimizi haklı çıkarıyor.  

    Bu haberimizi okumak isteyen okuyucularımızın tekrar bu haberi internet tarayıcıları üzerinden, ”Türkiye Kendi Uluslararası Savaş Suçları Mahkemeleri Sözleşmesi için gün sayıyor.” başlığı ile aratarak okuyabilirler. 

    Türkiye’nin kendi Uluslararası Savaş Suçları Mahkemeleri Sözleşmesi’nin bu süreçte ne kadar önemli olduğunu, uluslararası toplumun ferasetle Türkiye’nin bu adımı atmasını beklediğini, BM raportörünün konuşmalarından anlıyoruz. 

    Gazzeli öksüz çocuk kurbanların İsrail’deki organ ticareti yapan kuruluşlar tarafından kaçırılarak sermaye edildiği iddialarını da ayrı olarak ele almak gerekiyor. 

    İsrail’in Miras Bakanlığı’nın kuruluşu, İsrailli yetkililerce önlem olarak düşünülse de bölgedeki gerilimleri tırmandırabilecek bir adım olarak uluslararası otoritelerce değerlendiriliyor.  

    Türkiye’nin savaş suçlarına karşı daha etkin bir duruş sergileme çabaları, uluslararası hukukun güçlenmesi ve insan haklarının korunması adına umut verici bir gelişme olarak öne çıkarken, İsrailli yetkililerin endişeleri uluslararası toplumun dikkatini çekiyor. 

    ALLAH (c.c.) Tekvir suresi 8. Ayette diyor ki: “Hangi suç dolayısiyle sizler öldürüldünüz? sorulduğunda cehennem zalimlere biraz daha yaklaştırılır.” 

    Ülkemizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk geleceğimizin teminatı gençler ve çocuklara ülkemizi emanet ederken, İsrailoğulları bebekleri, çocukları ve gençleri, yaşlıları nedensiz katlediyor. 

    Burada bir sözüm de cemaatlere ve cemaat mensuplarına olacak. Alemlerin Peygamberi Hz. Muhammed (s.a.v.) başa çıkmakta zorlandığı bu bedevi kültüründe diri diri toprağa çocukları gömen bir kavmin geleneklerini, İslam adı altında gençlerimize bilinçsizce empoze etmeyin. 

    Peygamber Efendimizin torunları Hz. Hasan’ı, Hz. Hüseyin’i katleden bu zihniyet, Arap toplumu ile iç içe yaşamakta. Ve bu vahşete seyirci kalarak birbirlerine taraf olmaları sizleri şaşırtmasın. 

    Kuran-ı Kerim’deki Hucurât Sûresi, 13. Ayette bir ırkın diğerine üstün olmadığı ayet ve hadisler ile sabit olsa da, aynı ayette: “ALLAH (c.c.)’ın övdükleri, takvada üstün olanlardır.” ibareleri yer almaktadır. 

    Bazı ayetler ve hadislerde Türklerin övüldüğü gerçeğini göz ardı etmemek gerekir. 

    Maide 55-56 ALLAH (c.c.), yeryüzündeki ordularından bahseder. 

    Peygamber Efendimizin (s.a.v.)’in İstanbul’u fetheden komutan ve askerlerini övdüğü hadisler hepimizin malumudur.  

    Bu çerceveden baktığımızda Türk gelenek ve göreneklerinin tam manası ile tek bağdaştığı din İslam’dır. 

    Bunu anlamak için Kaşgarlı Mahmut’un Divan-ı Lügat-ı Türk’ü her ‘Türk ve Müslüman’ım diyenin okuması vaciptir. 

    Ülkemizde Arap kültürünü din olarak anlatanlar şunları iyi bilmedirler ki, öldürülen Arap, öldüren İsrailoğullarının eline silahı veren, onları dost edinerek ticaretini devam ettiren yine aynı Araplardır. 

    Sözü uzatmadan şu noktaya dikkat çekmek istiyorum. Bugün ülkemizde İsrail’e karşı bir ambargo uygulanmaya çalışılsa da, İsrailoğullarının yani Yahudi mallarının hatırsız bir fiyat düşüşü yaşadığı gerçeğinin ardında yerli üretim ürünlerinde, yerli ticari mallarında makus ticari işletmelerce fahiş fiyat artışı, bir Yahudi oyunu Siyonizm politikası ve Arap kültürünün ülkemize verdiği tahribatın eseridir. 

    Biz Türk milleti olarak birbirimize kenetlenerek, Sabetayizm tarikatları ve bazı devlet dairelerindeki memurları ile ticaretimize empoze edilmiş bu Haşdi-Şabi oyununu, birbirimizi sağcı solcu ayrıştırmadan kardeşçe bertaraf edeceğiz.  

    Türk milleti tabi ki bu oyunu bozacak güçtedir. Türk milleti mazlumun ve mağdurun yanında tabi ki olacaktır. Tarihte ilk kez Türk milleti kendi insan hakları sözleşmesini dünyadaki tüm mağdur ve mazlumların haklarını korumak için yazarken, Gazze’de Müslümanların vahşice katledilmesi ile mal ve miras haklarının belirlenmesinde kesin sonucu belirleyici olacaktır. 

    Bu bağlamda bizlere destek veren Uluslararası Ehlibeyt Derneği’ne, il ve ilçe müftülerimize kadın hatibelerimize; 

    Tüm KASSAK Komisyonu üyelerine ve Uluslararası Savaş Suçlarını Araştırma Mahkemeleri Kurucular Kuruluna, İstanbul 2. Barosu’na, Adalet Bakanımız Sayın Yılmaz Tunç’a, Sayın Asım Aykan’a ve Tümamiral Cihat Yaycı Paşamıza, Cumhurbaşkanımızın Danışmanı Sayın Prof. Dr. Uğur Çevik Hocamıza teşekkür ediyor, şükranlarımızı sunuyoruz. 

    Gazze’nin öksüz kurbanlarının miras hakları üzerinde bir dizi oyunlar oynayan Siyonizme karşı, Adalet Bakanımız Sayın Yılmaz Tunç’tan Türkiye’nin Uluslararası Savaş Suçlarını Araştırma Mahkemeleri’ni kurması için istikrarlı bir karar bekliyoruz. 

    Devamını Oku

    Uluslararası Savaş Suçları Mahkemeleri

    Uluslararası Savaş Suçları Mahkemeleri
    0

    BEĞENDİM

    ABONE OL

    Adaletin Peşinde: Uluslararası Savaş Suçları Araştırma Mahkemeleri'nin Zorunluluğu: Küresel Vahşetin Ortasında Adaletin Peşinde.
    == Türkiye Uluslararası Savaş Suçları Araştırma Mahkemeleri'nin Gerekliliği == 21. yy'da yadsınamayacak kadar önemlidir.
    Birinci Dünya Savaşı'ndan beri insanlık dışı muameleler yeryüzünde çirkin yüzünü göstermeye devam ediyor.
    Uluslararası Savaş Suçları Araştırma Mahkemeleri hesap verebilirlik mekanizmalarından çok daha fazlasıdır.
    İnsan haklarını ve adaleti desteklemeye yönelik kolektif bir ahlaki taahhüdü temsil edecek olan bu mahkemelere yeryüzü hakimleri tayin edilecektir.
    Bu makalede Uluslararası Savaş Suçları Araştırma Mahkemeleri'nin kritik görevleri ele alınmaktadır.
    Uluslararası Savaş Suçları Araştırma Mahkemeleri'nin soruşturma alanına dahil olmak üzere çeşitli bölgelerde işlenen insanlık dışı eylemlere odaklanarak, geçmişte veya günümüzde işlenen insanlık suçları, sivil katliamı, tarihi , kültürel ve evrensel dokuya zarar veren eylemleri kapsar.
    Karabağ'daki Ermeni soykırımı, Ruanda soykırımı, Myanmar'daki Rohingya katliamı, ve İsrail'in sivillere, çocuklara, tarihi dokuya, ulusal sağlık çalışanları dahil, sağlık araç gereçlerine, sağlık kuruluşlarına, dini mabedlere, misafir gözlemcilere, yardım kuruluşlarına, diplomat statüsündeki görevlilere, basın görevlilerine karşı eylemleri ayrı ayrı ele alınacaktır...
    Ermeni milletinin Osmanlı İmparatorluğu tarafından verilen Millet-i Sadıka unvanına ihanet etmesi,
    Kısaca iyiliğe kötülükle karşılık vermek.
    Ermeniler tarihte her zaman kullanılan bir millet olmuştur.
    Bugün Ruslara ihanet eden Ermeni Devleti, Ermeni halkını çok zor duruma düşürerek Osmanlı Devleti'nin geçmişte kendilerine sunduğu eşsiz imkânları ellerinin tersiyle iterek ihaneti seçmişlerdir.
    Bunu kendi tarihinde halkına anlatamayan Ermeni devleti, kendi ihanetini kamufle etmek istemiştir.
    Terör ve kanlı pusularla ihanet ettiği Türk halkına soykırım yalanını ortaya atarak ihanet etmiştir.
    Türk Devleti'nin 'Arşivleri açın.' çağrısına karşılık Ermenistan Devleti, Ermeni arşivlerini açmamıştır.
    Bu şekilde Ermenistan Devleti uluslararası hukuku suiistimal ederek cezai yaptırımlardan kurtulmuştur.
    Tarihsel Bağlam:
    Uluslararası Savaş Suçları Araştırma Mahkemeleri'nin Doğuşu
    Uluslararası toplum Holokost faillerini adalet önüne çıkarmaya çalıştı, ancak adil bir sonuç alınamadı.
    Nürnberg duruşmalarından bir sonuç çıkmadı.
    Uluslararası Ceza Mahkemesi (ICC) siyasal yaptırımlara maruz kaldı.
    Uluslararası Adalet Divanı (UAD) uzun süren yargılamalara rağmen caydırıcı bir karara varamadı.

    Bugün Uluslararası Savaş Suçları Araştırma Mahkemeleri sadece geçmişte yaşanan zulümlere değil, aynı zamanda gelecek nesillere de önleyici ve koruyucu bir tedbirdir.
    Karabağ’da Ermeniler Tarafından Gerçekleştirilen Soykırımın Ele Alınması;
    Karabağ’da Azerbaycan halkına yönelik soykırım, tarihin tekerrür etmesine izin verilmemesi gerektiğinin açık bir hatırlatıcısıdır.
    Uluslararası Savaş Suçları Araştırma Mahkemeleri, aşağıdakilerden sorumlu olanların soruşturulması ve yargılanması için uluslararası bir yargılama mekanizmasıdır.
    Etnik temizlikler, katliamlar, sivillerin zorla yerinden edilmesi,cinsel şiddet.
    Adalet arayışındaki kurbanların yakınlarına saygınlıklarının (iâde-i îtibârlarının) verilmesini ve ‘kimsenin hukukun üstünde olmadığı’ ilkesini kapsar.
    Ruanda Soykırımı:
    Yüzbinlerce kişinin katledildiği, tarihin karanlık sayfalarından biri olan Ruanda Soykırımı, halen etnik şiddetin yıkıcı gücünün unutulmaz bir örneğidir.
    Ruanda için Uluslararası Ceza Mahkemesi (ICTR) bu suçların faillerinin yargılanmasına yönelik uluslararası kararlılığını ve duruşunu kaybetmiştir.
    Myanmar’ın Rohingya Krizi:
    Devam Eden Bir İnsanlık Trajedisidir. Myanmar’da özellikle Rohingya azınlığa karşı yaşanan insani kriz, muazzam bir zorluk teşkil etmektedir.
    Uluslararası Savaş Suçları Araştırma Mahkemeleri USSAM Türkiye, savaş suçu işleyenlerin soruşturulmasında ve hesap vermelerinde önemli bir uluslararası yargılama ağıdır.
    Hesap verebilirliğin tesis edilmesinde ve gelecekteki zulümlerin caydırılmasında önemli bir rol oynamaktadır.
    İsrail’in Eylemleri ve Zulmü:
    İsrail-Filistin çatışması, bebeklerin öldürülmesi de dahil olmak üzere insan hakları ihlallerinden öte, İsrail’in karanlık geçmişi bebek ve çocuk katliamlarıyla doludur.

    Uluslararası Ceza Mahkemesi (ICC) savaş suçu iddialarına ilişkin soruşturmalar yürütmüş, ancak adalet adına suçlulara karşı net bir yaptırım uygulayamamıştır.
    Konuyu çevreleyen karmaşıklıklara ve siyasi hassasiyetlere rağmen, Türkiye Uluslararası Savaş Suçları Araştırma Mahkemeleri aşağıdaki hususların altını çizmektedir:
    a) Tarafsızlığa, b)Uluslararası hukukun uygulanmasına olan bağlılıklara.
    Zorluklar ve Eleştiriler: Türkiye Uluslararası Savaş Suçları Araştırma Mahkemeleri, aşılamayan uluslararası insan hakları ihlallerinden doğan hukuki zorlukları çözmek, yaptırımları uygulatmak ve ilgili yargı sürecini ve sonrasını uzun süreli değerlendirme ve takip etme için kurulmuştur.
    Alınan kararları uygulatmak maliyetlidir ve özellikle üst düzey yetkililere karşı mahkumiyet kararları ile suçlu devletlere meydan okumaktadır.
    Ayrıca, yargı yetkilerine ve gönüllü devletler arası işbirliğine olan güvenleri sağlamak, tartışmalara açılan yolları kapamaktadır.

    Uluslararası Savaş Suçları Mahkemeleri Kuruluş Yılı (USSAM Mahkemeleri 2022) 
     Mahkemelerin Temel Kurulları:
     Yönetim Kurulu
     Hukuk Kurulu
     Dil Kurulu
     Tarih Kurulu
     Araştırma Kurulu
     İnceleme Kurulu
     Değerlendirme Kurulu
     Gözlem Kurulu
     Arşiv Kurulu
     Güvenlik Kurulu
     Basın / Medya Kurulu
     
     Yönetim Kurulu 
     Başkan Salih Kurt] (2022-)
     Hukuk Kurulu  Başkanı Av. Mustafa Kuran (2023-)
     Hukuk Kurulu  Başkan.v. TBMM E. Başkanı Cahit Özkan (2023-)
     E. Başbakan   Hamadi Cibali(2023-)
     E. Bakan Yrd. Abdurrahman Arıcı (2023-)
     E. Tüm Amiral Cihat Yaycı (2023-)
     Prof. Dr. Ender Ethem Atay (2023-)
     Prof. Dr. Hikmet Öksüz (2023-)
     Prof. Dr. İnanç Özgenç (2023-)
     Prof. Dr. Kamran Rüstemov (2023-)
     Prof. Dr. Kerem Karabulut (2023-)
     Doç.  Dr. Nalan Kazaz (2023-)
        
     Hukuk Kurulu 
     Hukuk Kurulu  Bşk.v.    Hakim Hassan Saed (2023-)
     Hukuk Kurulu  Bşk.v.    Av. Musa Cumhur (2023-)
     Hukuk Kurulu  Bşk.v.    Av. Mehmet Çakırca (2023-)
     Hukuk Kurulu  Bşk.v.    Av. Faruk Tüzün (2023-)
     Hukuk Kurulu  Bşk.v.    Av. Mehmet Rıdvan Arslan] (2023-)
     Hukuk Kurulu  Bşk.v.    Av. Necati Ceylan (2023-)
     Hukuk Kurulu  Bşk.v.    Av. Kemal Kaya (2023-)
     Hukuk Kurulu  Bşk.v.    Av. Yasin Şamlı (2023-)
     Hukuk Kurulu  Bşk.v.    Av. Demet Akyıldız (2023-)
     Hukuk Kurulu  Bşk.v.    Av. Yaşar Metehanoğlu (2023-)
     Hukuk Kurulu  Bşk.v.    Av. Kadir Kartal (2023-)
     
     Dil Kurulu
     Dil Kurulu Başkanı Rektör Yrd. Prof. Dr. Fahrettin Sadıkoğlu (2023-)
     Dil Kurulu Başkan v. Prof. Dr. Fadıl Hoca (2023-)
     
     Tarih Kurulu
     Tarih Kurulu Başkanı   Prof. Dr. Hikmet Öksüz(2023-)
     Tarih Kurulu Başkan v. Prof. Dr. Fahri Sakal (2023-)
     Tarih Kurulu Başkan v. Prof. Dr. Ata Atun (2023-)
     
     Araştırma Kurulu
     Araştırma Kurulu Başkanı Prof. Dr. İbrahim Hakkı Aydın (2023-)
     Araştırma Kurulu Başkan v. Eyüp Mutlu (2023-)
     Araştırma Kurulu Başkan v. Avukat İbrahim Gök (2023-)
     Araştırma Kurulu Başkan v. Avukat Funda Altun (2023-)
     
     İnceleme Kurulu
     İnceleme Kurulu Başkan v. Dr. Şeyda ÖZGENÇ (2023-)
     İnceleme Kurulu Başkan v. Dr. Rahman Aydın (2023-)
     
     Değerlendirme Kurulu
     Değerlendirme Kurulu Başkan v. Doç. Dr. Süleyman Akdemir (2023-)
     Değerlendirme Kurulu Başkan v. Prof. Dr. Kadir ULUSOY (2023-)
     
     Gözlem Kurulu
     Gözlem Kurulu Başkanı   Prof.Dr. Hasan Karal (2023-)
     Gözlem Kurulu Başkan v. Prof. Dr. Remzi KAYA (2023-)
     Gözlem Kurulu Başkan v. Prof. Dr. Qafar Çahmaklı (2023-)
     
     Arşiv Kurulu
     Arşiv Kurulu Başkan v. Prof. Dr. Bekir Şişman (2023-)
     Arşiv Kurulu Başkan v. Prof. Dr. Oleq Kuznetsov (2023-)
     Arşiv Kurulu Başkan v. Gnahore Hughes Daniel Boli (2023-)
     
     GÜVENLİK KURULU
     Güvenlik Kurulu  Başkanı.    E.Albay  Emin Özduran (2023-)
     Güvenlik Kurulu  Başkan v.   Alparslan İmamguliyev(2023-)
     Güvenlik Kurulu  Başkan v.   Thomas Pantelic(2023-)
     Güvenlik Kurulu  Başkan v.   Goran Gacnik (2023-)
     
     BASIN KURULU
     Medya Kurulu Başkan v. Koordinatör Erhan Esmeray (2023-)
     Medya Kurulu Başkan v. Yazar Sabir Şahtaxtı (2023-)
     Medya Kurulu Başkan v. Gazeteci Asif Memmedli (2023-)
     Medya Kurulu Başkan v. Muhabir Yasemen Memmedova (2023-)
     Medya Kurulu Başkan v. Gazeteci Halis Özdemir (2023-)
     Medya Kurulu Başkan v. Sunucu Yasemin Kurt (2023-)
     Medya Kurulu Başkan v. Muhabir İlhan Özbay (2023-)
     Medya Kurulu Başkan v. Sanatçı Orkun Kılıç (2023-)
     
     Katılım Sağlayan Ülkeler = 
    AZ, Azerbaycan |PK, Pakistan |TN, Türkmenistan |MW, Maldivler 
    |KZ, Kazakistan |LY, Libya |KKTC, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti 
    Web Sitesi = https://www.ussam.org.tr   USSAM Mahkemeleri.
    Devamını Oku

    Birimler Arası Eşgüdüm ve İstişare Toplantısı Yapıldı

    Birimler Arası Eşgüdüm ve İstişare Toplantısı Yapıldı
    0

    BEĞENDİM

    ABONE OL

    Devamını Oku

    Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.